Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/16659 E. 2012/43201 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16659
KARAR NO : 2012/43201
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında aynı konuyla ilgili olarak hırsızlık, sahtecilik ve müştekinin ağabeyine yönelik dolandırıcılık suçlarından Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/23924 hazırlık numarası üzerinden yürütülen soruşturma devam ettiğinin anlaşılması karşısında, gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması ve mükerrer yargılamanın önlenmesi bakımından, bu davalara ilişkin dosyaların celp edilip, birleştirme olanağının bulunması halinde kamu davalarının birleştirilmesi, aksi takdirde bu dava dosyalarının incelenerek özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, ilgili delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikali sağlanıp, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre, iddianamede, 5237 sayılı TCK’nun 158/1-f, maddelerinin uygulanması talebi bulunulduğu halde, 5271 sayılı CMK’nun 226. madde gereği ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı TCK’nun 141. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
3-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi karşısında, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında cezanın infazından sonra başlamak üzere 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’ un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.