Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/17337 E. 2012/43514 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17337
KARAR NO : 2012/43514
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın 02/10/2001 tarihinde vefat eden ve Ziraat Bankasından emekli maaşı alan annesi …’in ölümünden sonra 01/11/2001 – 01/11/2005 tarihleri arasında maaş hesabına yatırılan toplam 18.214.13 TL’nin 17.990 TL’lik kısmını bankanın çeşitli ATM cihazlarından çektiği iddia edilmekle,
Sanığın, 02.10.2001 tarihinde ölen annesine ait maaşları, 01.11.2001-03.08.2005 tarihleri arasında Ziraat Bankasına ait ATM’lerden, 24.11.2005 tarihinde ise bankaya bizzat müracaat ederek çekmesine ilişkin eylemlerinin, 02.05.2005 tarihine kadar olanlarının 765 sayılı TCK’nun 525/b-2. maddesi, 01-03.08.2005 tarihlerinde banka kartı ile bankamatikten çekmesine ilişkin olanların 5237 sayılı TCK’nun 245/1. maddesi, 24.11.2005 tarihinde annesi adına bankaya başvurarak hasta olduğundan onun yerine para çekmesine ilişkin olanın 5237 sayılı TCK’nun 158/1-e. maddesi kapsamında kalması karşısında; lehe yasa değerlendirilmesi yapılmadan, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son sayılı maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 16.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.