YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19283
KARAR NO : 2013/3724
KARAR TARİHİ : 28.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … ile müştekinin evlenmek için bir araya gelip tanıştırıldıkları, müştekinin kendisini beğenmesi üzerine sanığın evlenme bahanesiyle müştekiye alışveriş yaptırıp 2 adet altın bilezik, bir adet Missory marka kol saati, bir çift 14 ayar halka küpe, bir adet de 14 ayar yüzük aldırdığı, aynı gün sanığın kendisine alınan 2 adet bileziğin ince olduğunu, Adana burması istediğini söylemesi üzerine müşteki ile tekrar kuyumcuya giderek bu kez 3 adet Adana burması tabir edilen bilezik aldırdığı, müştekinin evine giderek birlikte yaşamaya başladığı, sonrasında İstanbul’da yaşayan babasının öldüğünü bahane ederek İstanbul’a gitmek istediğini söylediği ve İstanbul’a gitmeden önce 3 adet sahte bilezikleri gerçekleri ile değiştirerek müştekiye peçeteye sarılı bir vaziyette verdiği,müştekinin kendisini otogara götürüp İstanbul’ a gitmek üzere otobüse bindirdiği, sanık tarafından kendisine verilen bileziklerin sahte olduğunu anlaması üzerine sanığın gerçek altınlarla birlikte yakalandığı ve yakalandıktan sonra gerçek altın bilezikleri rızası ile geri verdiğinin anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.