YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21817
KARAR NO : 2013/6222
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Güveni Kötüye Kullanma
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa, hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmolunması gerekliliğine uyulmaksızın eksik ceza tayini ve TCK’nun 168.maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olanağı bulunan atılı suçtan tayin olunan hapis cezasının aynı Yasanın 50/1-b maddesinde yazılı katılanın zararının tazmini tedbirine dönüştürülemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizlikleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış sanık müdafiinin 28.02.2008 tarihli son celsede “katılanın zarar konusunda belirttiği rakamlara bir itirazımız yoktur” şeklindeki beyanı dikkate alınarak, tebliğnamenin dördüncü paragrafındaki bozma düşüncesine iştirak olunmamış ve geçmişe dönerek ikmali mümkün olmayan, sonuca etkisi bulunmayan usuli eksikliklerden ibaret sair bozma düşüncelerine iştirak olunmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılana ait suça konu patates yükünü, sürücülüğünü yaptığı kamyona yükleyip teslim aldıktan sonra Silopi ilçesinde bildirilen kişiye teslim etmesi gerekirken, zilyedliğin devri amacı dışında, başkalarına satmak suretiyle tasarrufta bulunma eyleminin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunu takdir edenin mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıda belirtilen eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.