Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22048 E. 2013/6094 K. 03.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22048
KARAR NO : 2013/6094
KARAR TARİHİ : 03.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Diyadin ilçe merkezine gelen sanıkların, daha önceden bir şekilde şikayetçi …’ın şahsi bilgilerini öğrendikleri ve şikayetçiyi oğlunun dükkanının önünde esnaf arkadaşları ile birlikte otururken buldukları, şikayetçinin yanına gidip, selam vermek suretiyle hacı … ‘in kim olduğunu sordukları, şikayetçinin kendini tanıtmasının ardından sanıkların “bizi Patnos İlçe Müftüsü olan ve geçen sene sizin hacca gittiğinizde kafile başkanınız olan … Bey gönderdi, … Beyin size selamı var, Patnos’ta yapılan Ulu Camii için para topluyoruz, … Bey, sizin de 500 TL yardımda bulunmanızı istedi, size hediyelerimiz var” diyerek, şikayetçinin daha önceden tanıdığı ve aile dostu olduğunu söylediği Patnos Müftüsünün adını kullanmak suretiyle şikayetçide güven telkin etmeleri üzerine, şikayetçinin sanıkları evine davet edip çay ikram ettiği, sanıklardan …’ın evde de cami için yardım taleplerini tekrarladığı, şikayetçinin 100 TL verebileceğini
söylemesi üzerine “müftü bey 500 TL’den aşağı bağışları kabul etmeyin dedi” şeklinde cevap verdikleri, daha sonra hep birlikte evden çıkıp ilk buluştukları yere gittikleri ve şikayetçinin burada sanıklara 150 TL para verdiği, parayı alan sanıkların araçla olay yerinden ayrılmalarından sonra, şikayetçinin durumu teyit etmek için ismi verilen Patnos müftüsünü araması üzerine dolandırıldığını anladığı ve emniyete başvurduğu, sanıkların, bu başvuru üzerine plakası alınan araçla birlikte Taşlıçay ilçesinde yakalandıkları, üstlerinde ve araçlarında yapılan aramada, üzerine …’a ait resim yapıştırılarak … adına düzenlenmiş ve iğfal kabiliyeti bulunan sahte bir kimlik bulunduğu şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların şikayetçiye yönelik eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunu, sanık …’un sahte kimlik bulundurma şeklindeki eyleminin ise aynı yasanın 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 Sayılı TCK’nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle gidermesi gerektiği, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.05.2008 gün ve 2008/11-127-147 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Yasanın 168. maddesi “pişmanlıktan kaynaklanan iade ve tazmini” esas aldığı, somut olayda ise; 25.04.2008 tarihli tutanağa göre, Cumhuriyet Savcısının talimatı üzerine sanık …’ten alınan 150 TL’nin şikayetçiye kolluk tarafından teslim edildiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.