Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/22913 E. 2013/6044 K. 02.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22913
KARAR NO : 2013/6044
KARAR TARİHİ : 02.04.2013

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin 21.01.2009 havale tarihli temyiz dilekçesi kapsamına göre, sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararlarına hasren yapılan temyiz incelemesinde;
24.07.2008 tarihli oturumda katılma talebinde bulunan şikayetçinin, 5271 sayılı CMK’nın 238/3. maddesine aykırı olarak, Cumhuriyet Savcısının görüşü alınmadan katılan olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş ise de, duruşmadan hazır bulunan Cumhuriyet Savcısının bu konuda herhangi bir itirazının bulunmaması nedeniyle, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların yöneticisi oldukları … Konut … Kooperatif tüzel kişiliğinin, elektrik malzemesi alımı karşılığında katılana ait şirkete borcunun bulunduğu, katılana ait şirketi temsile yetkili olan ve temyiz konusu olmayan diğer sanık …’ın eşi …’nin ise bu kooperatifte hissesinin bulunduğu ve bu hisseye ilişkin kooperatife borcu olduğu, sanıkların da katılana
ait şirkete olan borçlarına karşılık 03.03.2006 ödeme tarihli birisi 17.742, diğeri 5.700 TL bedelli iki adet çeki alacaklısı … adına keşide ettikleri, …’ın 17.742 TL bedelli çeki eşinin kooperatifteki borcuna mahsuben ciro ederek sanık …’a verdiği ve paranın tahsil edilerek kooperatif hesabına yatırıldığı, bu şekilde sanıkların, malzemeleri katılan şirketten alıp faturanın da katılan şirket adına kesilmesine rağmen çekleri… adına keşide edip eşinin kooperatife olan borcunun ödenmesini sağladıkları ve katılan zararına haksız menfaat temin ettikleri iddia olunan somut olayda; sanıkların aşamalarda değişmeyen savunmalarında söz konusu şirketin sanık …’a ait olduğunu bildiklerini, zira uzun yıllar sanık …’la iş yaptıklarını, katılanla… arasındaki iç ilişkiden bilgileri olmadığını, sanık …’ın eşinin kooperatife olan borcunun ödenmesi için borçlarına karşılık 17.742 TL’lik çeki keşide ederek…’a verdiklerini, suçlamayı kabul etmediklerini beyan ettikleri, 03.03.2005 tarihli vekaletnameyle katılana ait şirkete ticari vekil olarak atanan sanık …’ın şirket adına bütün bankalardan dilediği zaman dilediği miktarda para çekmeye ve yatırmaya yetkili olduğu, aynı zamanda sanık …’ın kendisine ait elektrik işiyle ilgili ayrı bir işyerinin de bulunduğu, bu durumda kooperatife ait elektrik işleriyle ilgili başından beri sanık …’la muhattap olan sanıkların, …’la katılan arasındaki iç ilişkiyi bildikleri ve kötü niyetli olarak çekleri… adına keşide edip katılanı zarara uğratmak kastıyla hareket ettiklerine dair cezalandırılmalarına yetecek derecede, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.