Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23738 E. 2013/7251 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23738
KARAR NO : 2013/7251
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Aynı bankanın iki ayrı şubesinde YTL ve Döviz hesapları bulunan mağdure …’nın toplamı 1.730 liradan ibaret parasının “internet bankacılığı sisteminden” yararlanılarak 22.08.2006 günü saat 20:18’de aynı bankanın Adana-Merkez şubesindeki sanığın hesabına EFT yoluyla intikal ettirilmesinden sonra, aynı tarihte akşam geç saatlerde seri bir şekilde sanığa ait kartla muhtelif işyerlerinden alışverişler yapılarak paranın harcanması suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamaktan ibaret eyleminin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia ve kabul olunan somut olayda;
Sanığın yukarıda izah edildiği şekliyle sübut bulan eyleminin TCK’nun 142/2-a madesinde tanımlanan “nitelikli hırsızlık” suçunu oluşturduğu nazara alınmaksızın suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet kararı verilmesi.
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının bu itibarla yerinde görülmeyen olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.