YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4557
KARAR NO : 2013/17436
KARAR TARİHİ : 13.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’in, babasının 29.03.2010 tarihinde ölümünden sonra onun adına SGK tarafından bankada bulunan hesabına 19.03.2010-18.05.2010 dönemine ait yatırılan 820 TL emekli maaşını bankamatik kartı ile ATM’den çektiği olayda; sanığın aldığı parayı yasal faizi ile birlikte kuruma iade ettiği, yaptığı savunmada babasının daha önce hak ettiği maaş zannederek çektiğini açıkladığı, SGK ile yapılan yazışmadan anlaşıldığı üzere SGK sisteminde 14/04/2010 tarihinde …’in ölümü sebebiyle ile aylığının durdurulduğu, dolayısı ile kurumun …’in ölümünü bilmesine rağmen maaş tahakkuk ettirdiği, sanığın hesabı kontrol ederken bakiye parayı çekmek şeklindeki gerçekleşen eyleminde 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde tanımlı dolandırıcılık suçunun unsurlarının gerçekleşmediği, kurumun hatalı işlemi sebebi ile olayın meydana geldiği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.