YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24906
KARAR NO : 2013/9483
KARAR TARİHİ : 22.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın, arızalı olan motorsikletini tamir ettirmek amacıyla sanıkların motor tamir atölyesine götürdüğü, motorun tamirinin sanıklar tarafından yapıldığı ancak tamir ücreti olan 400 TL’nin katılan tarafından ödenmediği, katılan ile sanıklar arasında söz konusu motorun satılıp satış bedelinin tamir ücretinden düşülmesi konusunda anlaşmaya varıldığı, suça konu motorun 500 TL’ye tanık …’e satıldığı ancak daha sonra satın almaktan vazgeçtiğini söylemesi üzerine motorun yine tamir atölyesinde kaldığı, katılanın tamir ücretini ödememesi üzerine sanıkların katılana haber vermeden söz konusu motoru başka bir şahsa 500 TL’ye satarak bu paranın içinden 400 TL motor tamir parasını aldıktan sonra geriye kalan parayı katılanı bulamadıkları için veremedikleri bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla açılan davada; katılanın tamir için bıraktığı motorsikletin ilk satışının katılanın rızasıyla yapıldığı fakat alıcının satıştan vazgeçmesi nedeniyle sonrasında sanıklar tarafından başka bir şahsa satıldığı, katılanın ilk satışta … iradesinin devam ettiği zannıyla sanıklar tarafından söz konusu motorun satışının yapıldığı belirtilerek, suç işleme kastlarının bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;1163 sayılı Kanunun 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca hakkında beraat kararı verilen ve kendisini vekille temsil eden sanık lehine maktu avukatlık ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülerek, hükmün 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasına “sanıkların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 500 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.