Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4273 E. 2013/17537 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4273
KARAR NO : 2013/17537
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
… Profil Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin sahibi olup katılanlar ile 1998-2001 tarihleri arasında ticari ilişkisi bulunan sanığın, bu dönemde kendisinden demir satın alan katılanlardan aldığı keşide tarihleri 30.03.2001 olup vade tarihleri 30.03.2001, 30.04.2001, 30.05.2001, 30.06.2001, 30.07.2001, 30.08.2001 olan 6 adet bono bedeli kendisine ödendiği halde vade tarihlerindeki 1 rakamını 7 olarak değiştirerek katılanlar aleyhine Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2009/10531 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine koyup tekrar tahsil etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunu aracı kılarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın bono bedellerinin ödenmemesi nedeniyle söz konusu değişikliği katılanların borcu bu kez ödeyeceklerini söylemeleri üzerine bilgi ve rızaları ile yaptığına dair savunmasının tanık Sabri Kuyucunun beyanı ile de doğrulanması karşısında, savunmanın aksine müsnet suçlardan mahkumiyetine yeter nitelikte, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.