Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25512 E. 2013/9086 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25512
KARAR NO : 2013/9086
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in, hakkındaki hüküm kesinleşen diğer sanık …’i iş arayan katılana … milletvekili …n danışmanı olarak tanıttığı ve kendisini işe yerleştirebileceğini söyleyip telefon numarasını verdiği, katılan ile görüşen hakkındaki hüküm kesinleşen diğer sanık …’in katılana kendisini … Nüfus Müdürlüğünde işe yerleştireceği vaadinde bulunarak bir takım belgeler ve 5.000 TL istediği, sanık …’in hakkındaki hüküm kesinleşen diğer sanık … ile görüşüp işini hallettireceği vaadinde bulunarak parayı da 3.000 TL’yeindirdiklerini söylemesi üzerine katılanın belgeler ile 3.000 TL’yi hakkındaki hüküm kesinleşen Yavuz Selim’e gönderdiği, sanık …’in hakkındaki hüküm kesinleşen diğer sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/2 maddesinde düzenlenen “Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.