YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2847
KARAR NO : 2013/8494
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, kendisine ait olan iş yerinin katılan tarafından kiralandığı ve süt toplama merkezi olarak kullanıldığı, olay gününden önce katılanın kira parasını sanığa elden ödememesi nedeniyle taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu, katılanın iş yerinden ayrıldığı zaman sanığın iş yerine gelerek sanayi tipi elektrik kablosunu kesmeye çalıştığı, bu sırada kablonun içerisinde bulunan tellerden bir tanesinin koptuğu ve binaya gelen elektriğin 2 faza düştüğü, bu nedenle süt tahliye pompasının bobininin yanarak bozulduğu, ayrıca süt toplama tankında bulunan sütünde tankın soğutma yapmaması nedeniyle bozulduğu, sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 Sayılı Kanunun 50/3.maddesi gereğince, fiili işledikleri tarihte 65 yaşını bitirmiş olan sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Kabule görede;
Sanık hakkında tayin edilen hürriyeti bağlayıcı ceza ertelendiği halde 5237 Sayılı TCK’nun 53.maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.