YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25526
KARAR NO : 2013/8994
KARAR TARİHİ : 15.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında 12.02.2005 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin, maaşın en son çekildiği tarih olan 22.08.2005 olarak mahallince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, yaşlılık maaşı alan ve uzaktan akrabası olan…’ın 12.02.2005 tarihinde vefat etmesine rağmen, hayattayken verdiği ve ölümü ile hükümsüz kalan 03.08.2004 tarihli vekaletnameyi kullanarak, hastane yetkililerinin…’ın mernis ölüm tutanağını nüfus müdürlüğüne geç bildirmeleri sebebi ile nüfus kaydında sigortalının sağ olarak görünmesinden de istifade ederek, 21.02.2005 tarihi ile 22.08.2005 tarihleri arasındaki dönemlerde bağlanan emekli maaşını, bankanın maddi varlıklarından olan banka cüzdanı ile birlikte çekmek suretiyle, toplam 3.215,00 TL haksız menfaat elde ettiği şeklindeki eyleminin, bankanın araç olarak kullanılması suretiyle ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel cezanın belirlenmesi sırasında teşdit gerekçelerinin somut olaya uygun ve denetime olanak verecek biçimde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, “suçun işleniş biçimi ve sanığın suç işleme kastının yoğunluğu göz önüne alınarak” şeklindeki yasa metninin tekrarından ibaret gerekçe ile yetinilmesi suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.