Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26088 E. 2013/9402 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26088
KARAR NO : 2013/9402
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma, Görevi Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılan şirket vekili sıfatıyla İstanbul 12. İcra Müdürlüğünde yürüttüğü icra takiplerinde yaptığı tahsilatları müvekkil firmadan gizleyerek uhdesinde tuttuğu, katılan şirket tarafından vekillikten azledilmesine rağmen yetkisiz tahsilatta bulunduğu ve takip ettiği dosya ve belgeleri yapılan ihtarnamelere rağmen iade etmediğinin iddia edilmesi; sanığın savunmasında, müdahil şirkete ortak olması sebebiyle alacaklarına mahsuben paraları uhdesinde bulundurduğunu, azil işleminden uzun zaman sonra haberi olduğunu, azilden sonraki tahsilatların ise vekâlet ücretine ilişkin olduğunu savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanık ile katılan şirket arasında sanığın şirketten ayrılması sonrasında mahsuplaşma işleminin gerçekleştiğine dair belgelerin bulunup bulunmadığı, azile ilişkin tebligatın yapıldığı avukat Fikret Saldıray’ın sanıkla aynı büroda çalışıp çalışmadığının araştırılması ve adı geçen avukatın tanık olarak beyanlarına başvurulmak suretiyle sanığa ilişkin tebligatın neden kendisine yapıldığı ve sanığa gelen tebligatla ilgili ne
zaman bilgi verdiğinin açıklığa kavuşturulması, ayrıca azilden sonra para tahsilatı amacıyla görüşüldüğü iddia edilen avukat Sevgi Sanal’dan da sanığın icra takibi ile ilgili kendisinden tahsilat yapmak isteyip istemediği hususlarının sorularak toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.