Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26187 E. 2013/9421 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26187
KARAR NO : 2013/9421
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın aracını satmak için internete verdiği ilanı gören sanığın, katılanı arayarak aracı almak için anlaştığı, katılanın aracıyla …iline gelirken yolda kaza yaptığı ve bu durumu sanığa bildirdiği, sanığın aracın hasarlı olduğunu öğrenmesine rağmen almak istediğini söylediği, katılanın aracı çekici vasıtasıyla sanığa ait evin önüne getirdiği, evde oturdukları sırada sanığa bir telefon geldiği, sanığın Kayseri’de oğlunun kaza yaptığını, ağır yaralı olduğunu, paranın da amcasının oğlunun kasasında olduğunu, o anda parayı veremeyeceğini söyleyerek gittiği, daha sonra sanığın elindeki vekaletnameyle …3. Noterliğinde aracı tanık…’ya satarak devrettiği ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında aracın parasını verip satış için katılandan vekalet aldığını, ilk başta 8.750 TL’ye anlaştıklarını, ancak aracın kaza yapması nedeniyle 4.000 TL vereceğini, gönderdiği kaparo ile çekici parasını da düşmesi sonucu kalan 3.500 TL’yi elden verdiğini, katılanın paranın tamamını istemesi nedeniyle kendisinden şikayetçi olduğunu ifade etmesi, noter başkatibi olan tanık Merdol’un ifadesinde ise araç satılırken vekaletnamenin aslının getirildiğini, … Noterliğinden teyit ettirdiklerini, satışın bu şekilde gerçekleştiğini, vekalet edenin rızası olmadan Noterliklerden vekaletname aslının verilmesinin mümkün olmadığını beyan etmesi karşısında, katılanın parasının ödenmediği ve vekaletnamenin rızası dışında elindenın çıktığına dair soyut iddialarından başka sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.