YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65681
KARAR NO : 2013/9210
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, suç uydurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın katılan …’ye ait …. İletişim isimli işyerinde 2000 yılından beri çalıştığı, çalıştığı işyeri ve diğer katılanlardan kontör aldığı, bu kontörleri satıp parasını uhdesinde tutarak katılanla vermediği, ya da kontör getirmek için para almasına rağmen, ne parayı ne de kontörleri getirdiği, uzun süre kaçtıktan sonra yakalandığında, alınan ilk ifadesinde para ve kontörlerin, kendisinin gasp edilmesi nedeniyle elinden alındığını belirttiği, daha sonraki ifadelerinde ise, bu suçu uydurduğunu söylediği, böylece sanığın katılanlara yönelik , parayı ve kontörleri uhdesinde tutmak suretiyle ayrı ayrı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını, gasp edildiğini söyleyerek de suç uydurma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçların sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53.madde 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükümlerin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından, 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53.maddenin 3.fıkrası uyarınca, 1.fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükümlerin ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Suç uydurma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, TCK’nın 271/1. maddesi kapsamında, işlenmeyen bir suçun delil ve emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurduğunun sabit olduğu dikkate alınarak, bu gerekçelere dayanan mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
a-Sanığın sabıkasız olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 50/3 maddesine göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının, aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
b-Kabule göre de;5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53.madde 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.