Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22326 E. 2013/3234 K. 21.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22326
KARAR NO : 2013/3234
KARAR TARİHİ : 21.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Temyiz Talebinin Reddi, Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık … hakkında verilen temyiz talebinin reddi kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Temyiz isteminin reddine dair 11.6.2010 gün ve 2009/1543 esas ve 2010/100 sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, oğluna araba almayı düşündüğü ve kızının arkadaşı olan … …’ye durumu anlattığı …’ın da diğer sanık … ile birlikte katılanı dolandırmak amacıyla ruhsat kaydı … adına olmayan aracı katılana satma teklifinde bulundukları, katılanın aracı aile dostu olan tanık …’e göstererek aracın sağlam olup olmadığını ve pazarlık yaptığı para kadar değerinin bulunup bulunmadığını sorduğu, tanığın arabanın bakımlı olduğunu bildirmesi üzerine arabayı 13.200 TL’ye almaya
karar verdiği, oğlu olan tanık …’in aracın ruhsatına baktığı, ruhsatın başkası adına olduğunu görünce, sanık …’ın ruhsat sahibinden alınmış vekaleti olduğunu belirterek araç üzerindeki hacizleri kaldırmak amacıyla peşin paraya ihtiyacı olduğunu söylediği, bunun üzerine katılanın sanık …’a 3200 TL para verdiği ve ertesi gün buluşup notere gitmeyi kararlaştırdıkları, katılanın ertesi gün tanık …’le birlikte buluşma yerine gittiği, sanık …’ın da araçla gelip paranın hazır olup olmadığını sorduğu,katılanın hazır olduğunu söylemesi üzerine 10.000 TL’yi aldığı ve birlikte notere gitmeye başladıkları bu sırada sanığın cep telefonunun çaldığı, akabinde telefonla konuşan sanığın sanayide 5-10 dakikalık işinin olduğunu söyleyip bekleyin geleceğim diyerek katılan ve tanık …’in yanından ayrıldığı, katılan ve tanığın noterde beklemesine rağmen sanığın gelmediği ve telefonlara cevap vermediği, katılandan aldığı paraları iade etmediği ve aracın satışını vermediği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.2.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.