Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65800 E. 2013/9668 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65800
KARAR NO : 2013/9668
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz Senedi Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın adli sicil kaydının duruşmada yüzüne karşı okunması karşısında tekerrür nedeniyle sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki görüş benimsenmemiştir.
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Katılanın sanıktan aldığı borca karşı verdiği senetlerin bedellerini ödemesine rağmen, damadının başka bir alacak verecek meselesinden doğan borcu nedeni ile katılanın damadını borcunu ödemesine ikna etmesi için elindeki boş senedin alacaklısını İsmail Kaymak, borç bedelini de 15.000 TL olarak doldurup katılan aleyhine icra takibi yaptığının iddia edildiği somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Senet bedelinin ödendiğine yönelik belge asıllarının araştırılıp onaylı birer suretlerinin dosya içerisine getirtilmemesi;
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 30 tam gün olarak tayin edilmesi;
3-Sanığın sabıka kaydına göre mahkeme kararında tekerrüre esas alınan … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/350-2008/11 sayılı kararın karar tarihinin 01.02.2008 olması nedeniyle, bu haliyle tekerrüre esas alınamayacağından, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususunun tespiti bakımından söz konusu kararın mahkemesinden celp edilmeden, yazılı şekilde eksik inceleme ile sanık hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.