YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66555
KARAR NO : 2013/10123
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılığa Teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdur …’un bir bayanın kendisini telefonla arayarak ”Vatan Memur Şehitleri Derneği” adına aradığını, şehitler için yardımda bulunmasını istediği, yardım yapmayı kabul ederse yanına eleman göndereceklerini söylemesi üzerine mağdurun durumdan şüphelendiği ve durumu görevlilere ihbar etmesi üzerine mağdurun işyerine dernek adına yardım toplamak için geldiklerini söyleyen sanıkların görevlilerce yakalandıkları, araçlarında yapılan aramada 1 adet alındı belgesi, 7 adet alındı belgesi üst nushası, 23 adet onur belgesi, 40 adet boş onur belgesi, 1 adet yetki belgesi, 15 adet Türk Bayrağı, 1 adet dernek tüzüğü ele geçirildiği, eylemlerinin dernek tüzel kişiliğinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğunun iddia edildiği olayda; sanıkların topladıkları bağışları derneğe vermek için mi yoksa dernek adına olmak üzere kendilerine mal edinmek için mi topladıkları hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması açısından; sanıklarda ele geçen makbuzların derneğe ait gerçek makbuzlar olup olmadığının tespiti ile sanıklar tarafından daha önce de benzer şekilde bağış toplanıp derneğe intikal ettirilip ettirilmediğinin araştırılması, yine derneğe ait hesap, kayıt ve defterlerin incelenerek toplanan bağışların dernek hesaplarına intikal edip etmediği hususlarının konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip rapor alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.