Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/17470 E. 2013/19356 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17470
KARAR NO : 2013/19356
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılana ait olan … plaka sayılı otobüsün, katılanın bilgisi dahilinde bu aracın şoförü olan tanık … tarafından … Otogarı’ndaki park yerine bırakıldığı, aracın katılan tarafından alınması için yine katılanan bilgisi dahilinde kontak anahtarının araç üzerinde bırakıldığı ve kapının da açık tutulduğu, ertesi gün katılana ait aracın otogarın dışındaki bir yerde yanmış şekilde bulunduğu, böylece sanığın, katılana ait aracı otogardan alıp götürerek yakmak suretiyle mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, tanık …’nın, olay tarihinde katılana ait aracı otogardan dışarıya çıkartan kişinin sanık olduğunu belirtmesi, sanığın, olay gecesi, katılana ait aracın yanında durdurduğunu ve uzunca bir süre burda içki içtiğini de kabul etmesi karşısında, dosyanın içinde bulunan ve olay yerindeki mobeselere ait olduğu belirtilen görüntü kayıtlarının incelenmesi için dosyanın, cd’nin ve sanığa ait fotoğrafların bilirkişiye tevdinin sağlanması, buna göre, olay gecesi, katılana ait otobüsü otogardan
dışarıya çıkartan kişinin sanık olup olmadığının alınacak raporla kesin olarak belirlenmesi, yine otogar giriş ve çıkışında, otogar yetkilileri tarafından, sanığın dışarı çıkışına ne şekilde izin verildiğinin araştırılması, varsa otogar çıkış görevlilerinin tuttuğu kayıtların kontrol edilerek, bu kişilerin bilgi sahibi sıfatıyla dinlenilmesi, tanık … 18/10/2010 tarihli savcılık ifadesinde kesin olarak sanığı teşhis ettiğini belirtmesine rağmen, 15/02/2011 tarihli duruşmadaki ifadesinde, sanığa benzeyen bir kişinin aracı dışarı çıkardığını gördüğünü, ama emin olamadığını söylediği, ifadelerdeki bu çelişkinin kesin olarak giderilemediği, yine kararın gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden,ve tanık beyanına neden itibar edilmediği karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.