YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66697
KARAR NO : 2013/9698
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, 22/07/2005 tarihinde Türk Telekom’a gelerek… adına tanzim edilen sahte nüfus cüzdanı ile müracaat ettiği ve… ve … numaralı telefon hatlarını aldığı, daha sonra sanığın 02/08/2005 tarihinde tekrar şikayetçi kuruma gelip bu kez … ve … numaralı telefon hatlarını aldığı ve telefon hatlarına dair sözleşme formlarını imzaladığı, başka suçtan yakalanan ve hakkında soruşturma yapılan sanığın kullandığı… adına tanzim edilen nüfus cüzdanının sahte olduğunun belirlendiği, böylece sanığın, sahte nüfus cüzdanı düzenledikten sonra bu nüfus cüzdanını kullanarak suça konu abonelik sözleşmelerini de imzalamak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin iddia edilmesi karşısında, sanığa yüklenen dolandırıcılık eyleminin, Nüfus İdaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanının kullanılması suretiyle işlendiği dikkate alınarak, eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesi kapsamında kamu kurumunun aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 27/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.