YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67115
KARAR NO : 2013/10668
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Katılan … AŞ ile 2001 yılında acentelik sözleşmesi imzalayan ve bu acentelik sözleşmesi 15/04/2005 tarihinde fesh edilen sanığın, acentelik yetkisi bulunmadığı halde, müşteki Kürkçüler Belediyesi’ne ait … ve … plakalı araçların zorunlu trafik mali sigortalarını 09/06/2005 tarihinde sahte olarak düzenlediği, poliçe düzenlenen araçlardan … plakalı aracın 26/09/2005 tarihinde trafik kazasına karıştığı, kazadan sonraki olağan sigortacılık işlemlerinin takibi sırasında bu araca ilişkin düzenlenen poliçenin sahte olduğunun müşteki belediye tarafından anlaşıldığı, olayda “dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülememiştir.Sanık hakkında, Özel belgede sahtecilik suçundan hükmolunan erteli hapis cezasının kısa süreli olmaması karşısında, TCK’nun 53. maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Adli sicil kaydına göre engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca değerlendirme yapılırken, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda kanaate varılması yerine katılanın şikâyetinin devam ettiğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Özel Belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümde; Cezası ertelenen sanık hakkında TCK’ nın 51/3 maddesi uyarınca mahkum olunan ceza süresinden az olamayacak şekilde denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule görede;
a-Sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-e ve 43 maddeleri gereğince hükmedilen “250 gün adli para” cezasından aynı yasanın 168/1.maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu ” 83 gün adli para” cezası yerine “166 gün adli para” cezası; 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken “69 gün adli para” cezası yerine “138 gün adli para” cezası ile cezalandırılması ve bu miktar üzerinden para cezasına çevrilmek suretiyle fazla ceza tayini,
b-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.