Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67735 E. 2013/11554 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67735
KARAR NO : 2013/11554
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılana ait … Emeklier Sigorta Aracılık Ltd isimli şirkette belirsiz süreli hizmet sözleşmesi ile 08/01/2001 tarihinden itibaren çalışmaya başlayan ve nakit, kredi kartı, mail order, banka havalesi, çek gibi tahsilatları yapmak, müşterilere makbuz kesmek, günlük kasayı teslim etmek gibi yetkileri bulunan sanığın, 2006-2007 ve 2008 yıllarında değişik bilgisayar işlemleri ile kasadan ödenmemesi gereken 37.810.45 TL’yi kasadan ödemiş gibi gösterip yine kasaya girmesi gereken 189.711.15 TL’yi de uhdesinde tutnak suretiyle toplam 227.521.60 TL mal edindiğinin anlaşıldığı olayda, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasını da kapsayacak şekilde sonuç cezanın ertelenmesine karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından, yine 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesi uyarınca sanığın belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasının kasten işlenen suçtan
dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış, suçun adının gerekçeli kararda dolandırıcılık olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Adli para cezasının belirlenmesine dayanak olan yasa maddesinin hükümde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sırasıyla ” 30 gün ” ,” 37 gün ” , ” 30gün ” ve ” 600 TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine , sırasıyla ” 5 gün ” ,” 6 gün ” ,” 5 gün” ve ” 100 TL” adli para cezası ibareleri ile gün para cezasının hesaplanmasına ilişkin kısma 52/2 maddesinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.