YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67208
KARAR NO : 2013/10829
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, kronik psikoz hastalığı bulunduğunu bildiği katılan …’ın ailesinin kullanmadığı ancak içerisinde bir takım eşya bulunan evdeki malzemeyi satıp parasını almaya karar verdiği, katılanı eşyayı satıp yerine yenisini alacağını, kendisini evlendireceğini söyleyerek ikna edip ikinci el eşya alım satımı yapan tanık …’ya birlikte gittiklerinde katılanı kardeşi olarak tanıtarak oturma grubu, buzdolabı gibi eşyayı tanığa satıp parasını kendisinin aldığı, adli tıp uzmanından alınan raporda katılanın kronik psikoz hastalığı bulunduğu, eşya satma eylemini hastalığının bir sonucu olarak gerçekleştirdiği, mevcut eylem ve hastalığı dikkate alındığında hastalığının etkisi ile algılama yeteneğinin önemli ölçüde azalmış olduğunun belirtildiği olayda mahkemenin “kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “50 gün” ve “1.000,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün” ve “100,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.