Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67387 E. 2013/10944 K. 12.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67387
KARAR NO : 2013/10944
KARAR TARİHİ : 12.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, telefon numarasını bir yakınından bulup kendisini arayan katılana hakim olduğunu, yargı camiasına iyi insanlar yerleştirmek istediğini söyleyerek katılanı işe yerleştireceği hususunda ikna ettikten sonra, bildirdiği faks numarasına bir kısım evrakları göndermesini istediği, ayrıca harç ve masraflar için gerekli olduğunu söyleyerek 417 TL parayı da Ankara Kızılay Şubesinde bulunan banka hesabına göndermesini sağladığı şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın en ağır cezayı içeren mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması suretiyle infazda tereddüte yol açılması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 58/6-7.maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan, sanığın geçmiş mahkumiyetlerinden en ağırı olup 19/05/2006 tarihinde kesinleşmiş bulunan Adana 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/26 Esas-2005/1400 Karar sayılı kararıyla dolandırıcılık suçundan dolayı verilen 2.410 TL adli para cezası ilamı dışındaki mahkumiyetlerinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.