YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10637
KARAR NO : 2014/4665
KARAR TARİHİ : 12.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ün, olay tarihinden önceki günlerde, emekli öğretmen olup kırtasiye dükkânı açmış olan ve ticarette yeni olan katılanların işyerine gelerek güven tesis etmek için önce küçük miktarlarda nakit alışverişler yaptığı, bir süre sonra sanığın kırtasiye hesabı açtıracağını, Barış Danışmanlık adında işyeri olduğunu söylediği ve işyerinin telefon ve faks numaralarını verdiği, yine inandırıcı olmak için bir iş hanında büro tutarak katılanların güvenini kazandığı, kendisinin uluslararası danışmanlık ve ticaret işlerini yaptığını, gümrüklerden emekli olduğunu, gazetelerde işyerine ait ilanlar verip yurt dışından düşük fiyatla gümrükten malzeme alabildiğini, araba veya kâğıt lazım ise gümrükten ucuz fiyata çıkartabileceğini beyan edip katılanları inandırdığı, bu şekilde hileli davranışlarla katılanları aldatıp 4,525 Euro ve 1,340 TL parayı katılanlardan alıp ortadan kaybolduğu sabit olmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli sicil kayına göre tekerrüre esas ilamı bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.