YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14427
KARAR NO : 2013/22067
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davalı …’nin temyizi yönünden, 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3.madde 1.fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2.Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Somut olayda; gerekçeli karar, davalı … Anonim Şirketi’ne Tebligat Kanunun 35. maddesine göre 06.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Gerekçeli kararın tebliğ edildiği adres, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu’nun 26.04.2012 tarihli yazısı ile bildirilmiş olan davalı şirket adresi olup, söz konusu adrese dava dilekçesi de aynı şekilde tebliğ edilmiştir. Bu kapsamda davalı şirkete 06.03.2013 tarihinde usulüne uygun olarak
gerekçeli karar tebliğ edilmiştir. Davalının temyiz talebi, 8 günlük temyiz süresinin son günü olan 14.03.2013 tarihi geçtikten sonra 19.04.2013 tarihinde yapıldığı temyiz defterine kayıt ve harç makbuzlarından anlaşıldığından, davalı … Anonim Şirketinin temyiz talebinin HUMK’nun 432/4.maddesi gereğince süre aşımı nedeniyle reddi gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı vekilinin sunduğu temyiz dilekçesinde mahkeme kararının hangi nedenlerle bozulması gerektiğine dair temyiz nedeni bildirilmemiş olması, Dairemizce gerekçeli temyiz dilekçesi sunularak temyiz edilen dosyalarda da temyiz dilekçesinde belirtilen temyiz nedenleriyle bağlı kalınarak temyiz incelemesi yapılıyor olması ile yine mahkeme kararında Dairemizce kamu düzenini ilgilendiren ve re’sen bozma nedeni yapılmasını gerektirecek bir hata bulunmadığının anlaşılmasına göre davacının temyiz itirazlarının reddine,
3-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Sağlık Bakanlığının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
4-Davacı, çalışma koşullarının ağır olması, fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi ve şua izninin kullandırılmaması nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini belirterek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram-genel tatil ve şua izni alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile hüküm altına alınan alacakların her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan müstesna olacağı belirtilmiştir.
Mahkemece hüküm fıkrasının harca ilişkin (6) numaralı bendinde bakiye karar harcından sadece davalı şirket sorumlu tutulmuş ise de, aynı zamanda hükmün (7) numaralı bendinde davacı tarafça peşin yatırılan 325,10 TL harç gideri yargılama giderleri içine katılarak davalılardan müştereken
ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Harçlar Kanunu uyarınca davalı … Bakanlığı harçtan muaf olduğundan, davalı bakanlık aleyhine harca hükmedilmiş olması hatalıdır. Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenle, hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin (7) numaralı bendinin silinerek yerine “yargılama gideri olarak, tebligat ve posta masrafı 84,30 TL, tanıklık ücreti 40,00 TL, bilirkişi ücreti 250,00 TL olmak üzere toplam 374,30 TL yargılama giderinden takdiren 369,78 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafından yatırılan toplam 325,10 TL harç giderinin davalı … den alınarak davacı tarafa verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, istek halinde temyiz harcının davalı şirkete iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 12/12/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.