YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1094
KARAR NO : 2013/15124
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanığın, şikayetçi …’ın çalıştığı firmaya ait … plaka sayılı 2006 model … marka aracı, 13/09/2006 günü şikayetçinin … yerinin karşısında park ettiği yerden çaldıktan sonra, aracın gerçek olan plakalarını … sayılı sahte plakalarla değiştirdiği ve sahte motorlu araç trafik ve tescil belgeleri düzenleyerek aracı … il merkezine getirdiği, burada satılığa çıkardığı araca müşteri olan şikayetçi …’a kendisini Ali Gezer olarak tanıttığı, aracın satışı hususunda şikayetçi … ile 27.000 TL karşılığında anlaştıkları, şikayetçinin 9.000 TL’yi peşin olarak sanığa verdiği, kalan kısmı ise devirden sonra vereceğini söylediği, sanığın aracı şikayetçiye teslim ederek ertesi gün sözleşme imzalamak üzere yanından ayrıldığı, şikayetçinin sanığın bıraktığı telefon numarasını defalarca aramasına rağmen sanığa ulaşamadığı şeklindeki olayda; sanığın, kamu kurumu olan Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliği ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun maddi varlıklarından olan sahte plaka, motorlu araç tescil belgesi ve motorlu araç trafik belgelerini kullanmak suretiyle haksız menfaat temin etmesi şeklindeki eylemlerinin kamu kurum ve kuruluşları ile kamu meslek kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna dair kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 08/10/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.