Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1803 E. 2013/20852 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1803
KARAR NO : 2013/20852
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın yokluğunda verilip 21.05.2009 tarihinde tebliğ olunan 24.04.2009 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 29.05.2009 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık … ile şikayetçi arasında 17/02/2005 tarihli satış sözleşmesine istinaden 34 ZY 7906 plakalı aracın şikayetçiye satılıp teslim edildiği, sanıkların kendi aralarında muvazaalı olarak borç alacak ilişkisi doğuracak şekilde iki adet senet düzenleyerek sanık …’ın icra takibi

başlattığı ve aracı hacz ettirdiğinin iddia edilen olayda, sanık …’ın senetleri icra takibine konu etmesi şeklindeki eyleminin kamu kurumu olan icra müdürlüğünü aracı kılmak suretiyle TCK’nın 158/1-d maddesinde yazılı dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirmek görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.