Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/8418 E. 2013/12083 K. 27.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8418
KARAR NO : 2013/12083
KARAR TARİHİ : 27.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Kardeş olan katılan sanık … ile sanık …’un kardeş oldukları, aralarında arazi meselesi yüzünden husumet bulunduğu, bu nedenle katılan sanığın, sanık …’in eşi olan katılan …’a elindeki sopa ile vurduğu ve arkasından taş atarak bacağından yaralanmasına neden olduğu, bu durumu öğrenen sanık …’in evine gittiği …’ün dışarı çıkmaması üzerine mutfak camının korkuluğunu yerinden sökerek camını kırdığının iddia edildiği somut olayda;
1- Katılan sanık …’un kasten yaralama suçuna ilişkin olarak;
Sanığın, silahtan sayılan sopa ve taş ile katılanı yaralaması karşısında TCK’nun 86/3-e maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi ile getirilen “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar” hükmü karşısında, sanığın adli sicil kaydında bulunan elektrik hırsızlığına dair ilamın incelenerek zararın giderilip giderilmediği tespit edildikten sonra tekerrüre esas alınıp alınmayacağının araştırılmasında zorunluluk bulunması,
2- Sanık …’un mala zarar verme suçuna ilişkin olarak;
24.12.2010 tarihinde katılan sanık …’un evinde görgü tespit çalışması yapıp tutanak hazırlayan tutanak tanıklarının dinlenerek pencerenin korkuluğunun sökülmesi ve camının kırılmasının yeni olup olmadığı, korkuluğun kendiliğinden mi yoksa harici bir müdahale ile mi yerinden çıktığının sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.