YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18571
KARAR NO : 2013/17751
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıkların … Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Kardiyoloji kliniğinde tam zamanlı çalışan doktorlar olmasına rağmen, Özel … Hastanesi’nde yaptıkları anjiyo ve stend uygulamalarına ilişkin düzenlenen evrakların Özel … Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji uzmanı Dr. … tarafından yapılmış gibi gösterilerek imzalatıldığı ve katılan kuruma ibraz edilerek yapılan tedavi giderlerinin ödenmesinin sağlandığı olayda; sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 257. maddesinde düzenlenen “görevi kötüye kullanma” suçu kapsamında kaldığı ve aynı eylemlerinden dolayı yapılan ön soruşturma neticesinde Ankara Valiliği’nin 30/06/2008 tarih ve 4980102.S.102 sayılı “soruşturma izni verilmemesine” ilişkin kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden sanıklar hakkında da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle verilen düşme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.