Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19519 E. 2014/12077 K. 17.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19519
KARAR NO : 2014/12077
KARAR TARİHİ : 17.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Katılan … …’ın kendisini … … olarak tanıtan sanık … ile telefonla görüşüp evlenme kararı almaları üzerine Salihli ilçesine gelip sanık … ile buluştukları, … ‘ün yanında bulunan sanık …’i halası …, …’i yengesi …, …’ü ağabeyi … … isimleriyle tanıştırdıktan sonra düğün hazırlıkları yapmaları gerektiğini söyleyip önce katılandan kuaföre gideceklerini söyleyerek 2,000 TL aldıkları sonrasında da altın alınması gerektiğini söyleyerek katılana 6 adet altın bilezik, 6 adet Cumhuriyet altını ve bir çift küpe olmak üzere toplam 9,000 TL değerinde altın aldırıp kuaföre gitme bahanesiyle katılanın yanından ayrıldıkları, diğer sanık …’ün de traş olma bahanesiyle katılan … … bir berbere götürdüğü, katılana ayakkabı sipariş
ettiğini söyleyerek telefon edeceğinden bahisle katılandan telefonunu alıp olay yerinden ayrıldığı bir daha da geri dönmediği şeklinde gerçekleşen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.