YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21274
KARAR NO : 2014/13381
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; …. adresinde mobilya üretimi yapan … Home ünvanlı fabrikanın pazarlama müdürü ve bu fabrikanın … Bölge Bayii-pazarlama direktörü olduklarını söyleyip, çevrede kendilerini bu şekilde tanıtan ve baştan beri fikir-eylem birliği içinde hareket eden sanıklardan biri olan, hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyiz etmemiş görünen sanık … ile…’de (işletmede) görüşen ve 28.06.2007 tarihli antetli sipariş formunu imzalayan katılanın, 15.07.2007 olarak kararlaştırılan teslimat tarihinden önce …’e gelen sanık …’e (… Home firması … Bölge Temsilcisi) “tahsilat makbuzu” karşılığı … seri no’lu ber biri 5.000 TL’lik altı çek yaprağını ve 170 TL peşinatı vermesi, buna rağmen ne siparişe konu malların ne de (ihtara rağmen) çekler ve peşinat parasının geri verilmemesi eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tespiti suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
2- Hükümden önce 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı yasanın 5.maddesi ile yapılan değişiklikle TCK’nın 50/6. maddesinde yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip, 5275 sayılı yasanın 106/4 ve 9.fıkralarının yeniden düzenlenip, 10.fıkranın da yürürlükten kaldırılması karşısında; “hapisten çevrili adli para cezasının ödenmemesi halinde, TCK’nın 50/6.maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının infazına karar verilmesine” ibaresinin infaz yetkisini kısıtlayacağının dikkate alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık … açısından hüküm fıkrasının 1.paragrafındaki “1.000”; 2.paragrafındaki “833”; 4.paragrafındaki “833” ve “16.660,00”; 6.paragrafındaki “16.660,00” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “4”; “4” ve “80”; “80” rakamları yazılmak ve TCK’nın 50/6.maddesi uyarınca hükümde yapılan ihtaratın hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanık … hakkında verilen hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.