YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19887
KARAR NO : 2014/4963
KARAR TARİHİ : 18.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılana ait işyerinde pazarlama elemanı olarak çalıştığı, yaptığı iş gereği kendisine teslim edilen … plaka sayılı aracı teslim almasına rağmen daha sonra iade etmediği gerekçesi ile hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanmak suçunu işlediği iddia edilen olayda, sanığın bu aracı kullandığı, olay öncesinde işe geç geleceğini söyleyerek katılandan izin aldığı, ancak daha sonra sanığa ulaşılamadığı, katılanın şikâyetinden 15 gün sonra ise suça konu aracın iade edildiği anlaşılmış olup, sanığın atılı suçu işleme kastı ile hareket ettiğine dair delil bulunmadığından beraatına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.03.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy;
Sanığın, çalıştığı işyerine ait olan ve işyeri hizmetinde kullanması için kendisine tahsis edilen kamyon ile kendi işini görmek için patronundan süre isteyip, belirlenen sürede kamyonu iade etmeyerek, özel işlerinde kullanmaya devam ettikten sonra, işyerine haber vermeden bir akaryakıt istasyonuna terketmekten ibaret eylemi, güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan beraat kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle Sayın çoğunluğun Onama kararına katılmamaktayım.