Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20944 E. 2014/13776 K. 09.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20944
KARAR NO : 2014/13776
KARAR TARİHİ : 09.07.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ ın daha önceden tanıdığı şikayetçiyi telefonla arayarak kendisinde gömü altını bulunduğunu, isterse ucuza satabileceğini söylediği, bunun üzerine şikayetçinin sanıkla buluştuğu, sanığın kendisine numune olarak göstermiş olduğu altını alıp incelettiği ve gerçek olduğunu anladığı, bunun üzerine altınları satın almaya karar verdiği, sonradan arkadaşı tanık ….ile birlikte sanığın bulunduğu yere gittikleri, buluştuklarında sanığın altınların…’de bulunan teyzesinin evinde olduğunu, teyzesinin evine kimsenin gelmesini istemediğini söylediği ve paranın kendisine verilmesini istediği, şikayetçinin tanık ….’ın yanında sanığa 20.000TL parayı verdiği, birlikte altınları almak üzere …’e gittikleri, giderlerken sanığın yanında diğer sanık …’in de bulunduğu, …’de bir evin önüne geldikleri, sanığın kendilerine dışarda beklemelerini söyleyerek arkadaşı ile birlikte eve girdikleri, uzun süre bekledikten sonra sanıkların girdiği eve giderek sanıkları sordukları, evde bulunanların sanıkları tanımadıklarını söylemeleri üzerine oradan ayrıldıkları, telefonla sanığı aradığında sanığın teyzesinin altınları satmaktan vazgeçtiğini söylediği, parayı iade etmek için buluşmalarını söylediği, dediği yere gittiği halde sanığın gelmediği, tekrar aradığında sanığın başka bir yer söyleyerek buluşmalarını istediği, söylediği yere gittiği ancak sanığın yine Gelmediği, daha sonraki aramalarına cevap vermediği, sanıkların bu eylemleriyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların savunmaları, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.