Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21066 E. 2013/18186 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21066
KARAR NO : 2013/18186
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
… Merkez Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliğinde veteriner hekim olarak çalışan sanığın, tanıklar …, …, …, … ve …’e ait hayvanlara suni tohumlama işlemi yapmadığı halde bu şahısların imzalarını sahte olarak atmak suretiyle hayvan bilgilerine de başka il ve ilçelerde bulunan hayvanlara ait kulak küpe numarası ve bilgileri yazarak sığır suni tohumlama belgelerini sahte olarak oluşturulduğu ve sahte olarak düzenlemiş olduğu suça konu sığır suni tohumlama belgeleri, … Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği tarafından … Tarım İl Müdürlüğü’ne ibraz edilerek suni tohumlama desteği alındığı, sanığın zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunun zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi, e-ıslah ve Türkvet şeklinde 2 tane hayvan takip bilgi sisteminin olduğu, hakkında yapılan tahkikattaki bilgilerin e-ıslahtan alındığı, Türkvet’ten yapılan sorgulamada geçmişe yönelik de hayvan hareketlerinin olduğunu ve yanlışlığın bu nedenden kaynaklandığını belirtmesi, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın cevabi yazısı ve hükme esas alınan 14.05.2010 havale tarihli Veteriner Hekim Yasin Yozgatlı tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda bahsi geçen hayvanların hem e-ıslahtan hem de Türkvet’ten sorgulamalarının yapılması sonucu ilgili hayvanların suç tarihinde suni tohumlamanın yapıldığı işletme ve yerlerde yaşamış olduğu, ayrıca suça konu suni tohumlama belgelerinde yer alan hayvanların suç tarihindeki sahipleri olan tanıkların ifadelerinde hayvanların kendilerinin olup olmadığı ve suni tohumlama yaptırıp yaptırmadıklarını hatırlamadıklarını beyan etmeleri, sanığın … Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile anlaşması gereğince maaşlı olarak çalışması, suni tohumlama desteklemesinin kendisinin değil hayvan sahibi ve birliğin hesabına yatırılması, yapılan suni tohumlamadan herhangi bir ücret almadığının anlaşılması, suni tohumlama belgelerindeki yetiştirici imzasının bulunduğu bölüme, yetiştiricinin imzasının alınmasının zorunlu olmayıp, bulunmaması halinde bir yakının ya da ilgili başka birinin imzasının alınmasının yeterli olması karşısında, sanığın suç kastı ile hareket ettiğine ve atılı suçları işlediğine dair, mahkumiyetine yeter, kesin deliller elde edilememesi nedeniyle beraatine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekiliin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.