YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21330
KARAR NO : 2013/3406
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Katılanın yeğeni olan sanığın, katılana ait …., köyü 253 parsel sayılı hisseli taşınmazda bulunan ve fiili olarak katılanın kullanımındaki kısımda yer alan beş adet fındık ağacını kestiğinin iddia edilmesi ve sanığın, bu yerin kendisine ait olduğunu, bu nedenle kendi ağaçlarını kestiğini savunması,ayrıca Katılanın, sanık ve kardeşleriyle birlikte aynı taşınmazda hissedar olup, sanık ve katılan, aralarında kullanım yönünden harici taksim yapıldığını ve herkesin kullandığı yerin belli olduğunu belirtmiş olmaları karşısında; Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26. maddeleri uyarınca tapulu taşınmazların harici ve fiili taksimi ile paydaşlarının mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamayacağı; ancak taşınmazın kullanma biçiminin tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşmayla belirlenmiş ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun bir süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemli olarak bağımsız bu oluşumun resmi taksim yapılana veya ortaklığının giderilmesine kadar söze sadakat kuralı doğrultusunda korunması gerekeceği de dikkate alındığında, öncelikli taraflar arasındaki hukuk davasının akıbetinin araştırılması, onaylı bir suretinin dosyaya konulması, gerekirse olay yerinde keşif yapılarak 253 parsel sayılı taşınmazın bütün paydaşların katılması ile kullanma taksimine tabi tutulup tutulmadığı araştırılıp, bu konuda yerel bilirkişilerin de dinlenerek, kesilen fındık ağaçlarının katılanın mı, yoksa sanığın mı hissesinde kaldığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.