YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4287
KARAR NO : 2013/16851
KARAR TARİHİ : 06.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan incelemede;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Tüm sanıklar haklarında resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık suçları ile sanık … hakkında ayrıca tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak yapılan incelmede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunun Madde 14 de, Tacir;
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır “ denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı yasanın Madde 124 de
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55 – Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır.Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir.
Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın katılan şirket … Un Sanayi ve Tic. AŞ’nin satış temsilcisi olarak yaklaşık 2,5 yıldır Bartın ve çevresinde çalıştığı, …’ın katılan şirket adına yürüttüğü ticari faaliyetler sırasında birçok kişi ile ticari iş ilişkisine gidirği, katılan şirketten un satın almak isteyen kişilerin siparişlerini …’ın faks ile katılan şirkete bildirdiği, katılan şirketin sipariş edilen unları alıcı kişiye göndererek teslimini sağladığı ve daha sonra …’ın alıcılar ile irtibata geçerek kendilerine teslim edilen unların satış bedelini bazen nakit para bazen de kambiyo senedi olarak tahsil ettiği ve … tarafından tahsil edilen nakit paralar veya kambiyo senetlerinin katılan şirkete gönderildiği, sanık …’ın bu şekilde 2,5 yıl sorunsuz çalıştığı, ancak, diğer sanıklarla tanıştıktan sonra satmış olduğu unların bedelini katılan şirket adına tahsil amacıyla un alıcılarından kambiyo senetleri aldığı sırada, alınan kambiyo senetlerinin alacaklı kısımlarının boş bırakılmasını sağladığı, bu şekilde un alıcılarından alınan gerçek senetlerin katılan şirkete gönderilmediği, bu tür gerçek senetleri sanıklar …, … ve … ile birlikte ticari işlerinde kullandıkları bu gerçek çek ve senetlerin yerine 45 adet senedi müşteri olan kişilerin imzalarını taklit etmek veya hayali kişiler yazmak suretiyle sahte olarak tanzim ettikleri,
Sanık … ve yeğeni olan sanık …’nun … aracılığı ile katılan şirkete 1 kamyon un sipariş ettikleri, … ve …’e unların teslim edildiği ve satın alınan unların bedeline karşılık … Temizlik Medikal Madencilik Tekstil Limited Şirketi adına 17.978 TL bedelli çeki, adı geçen şirket adına çek keşide etme yetkisi olmayan sanık …’nun sanık …’in bilgisi dahilinde belirtilen çeki imzaladığı, bu şekilde sanık …’in un alımı nedeni ile doğan borcuna sahte çek verilmesini sağladığı ve haksız menfaat temin ettiği, yine sanıklar … ve …’nun ikinci kez un sparişi verdikleri ve satın aldıkları unların bedelini de ödemedikleri, alınan unlara ilişkin faturaların da sanık …’in sahibi olduğu … Ltd. Şirketinin kayıtlarına işlenildiği,
… ve …’nun sahte çek tanzim etmek suretiyle aldıkları unların bedelinin ödenmemesi nedeniyle yaşanan ihtilaflar sırasında sanık …’in …’nun cep telefonuna birden çok kez ölümle tehdit ve hakaret içerikli mesajlar gönderdiği olayda; sanıkların, birlikte hareket ederek katılan şirkete karşı 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde tarif edilen dolandırıcılık suçunu ve resmi belgede sahtecilik suçunu zincirleme şekilde işlediklerine; sanık …’in de diğer sanık …’na karşı tehdit suçunu işlediğine dair kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve sanık …’in, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.