Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7180 E. 2013/18298 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7180
KARAR NO : 2013/18298
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme
girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek … gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanık …’in, 22/09/2006 tarihinde … Mahalle Muhtarlığına müracaatta bulunup kardeşi olan katılan …’e ait kimlik bilgilerini beyan ederek Tuncay Erdil’e ait kimlik bilgilerini içeren; fakat üzerinde kendisine ait fotoğrafın bulunduğu nüfus cüzdanı talep belgesini sahte oluşturduktan sonra, bu belge ile 25/09/2006 tarihinde … Nüfus Müdürlüğüne başvuruda bulunarak, 25/09/2006 tarihli ve 47792 kayıt numaralı… seri numaralı nüfus cüzdanını çıkardığı, sanığın, bu şekilde oluşturulan ve sahte olduğu anlaşılan nüfus cüzdanı ile 18/12/2006 tarihinde … … Şubesine müracaatta bulunarak kredi kartı talep sözleşmesi düzenlediği; ancak banka tarafından talebin uygun bulunmadığından reddedildiği, sanığa kredi kartının verilmediği, sanığın bu nüfus cüzdanı ile 16/01/2007 tarihinde … Tüketici … A.Ş … Şubesine müracaatta bulunarak tüketici kredisi başvurusunda bulunduğu; ancak kredi başvurusunun … A.Ş’nin 22/01/2007 tarihli cevabi yazısından da görüleceği üzere; başvuru sırasında ibraz edilen evrakların sahte olduğu anlaşıldığından, kredi talebinin reddedildiği, katılanın şikayeti üzerine başlayan soruşturma kapsamında ele geçirilen nüfus cüzdanının katılana teslim edildiği, ancak sanığın ikinci kez kardeşinin kimlik bilgilerini içeren nüfus cüzdanı talep belgesini, 28/05/2008 tarihinde … … Mahallesi Muhtarlığına götürerek onaylattıktan sonra bu nüfus cüzdanı talep belgesine istinaden … Nüfus Müdürlüğüne başvurmak suretiyle suça konu, 28/05/2008 tarihli, 14278 kayı
numaralı ve … seri numaralı nüfus cüzdanını sahte olarak düzenlettiği, bu şekilde sahte oluşturulan nüfus cüzdanı ile sanığın, … … Şubesine başvurup, katılan …’e ait hesaptan, 15/04/2009 tarihinde 1.500,00 TL, 16/04/2009 tarihinde ise 1.180,00 TL para çektiği, sanığın katılana ait olan hesaptan para çekme eylemi ile ilgili olarak Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamanın yapıldığı ve sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 03.01.2011 tarihli mahkumiyet kararının verildiği, bu olayı öğrenen katılanın şikayette bulunması üzerine; 03.06.2009 tarihinde yakalanan sanığın yapılan üst aramasında; katılan … adına düzenlenmiş, üzerinde sanığın fotoğrafının bulunduğu, … Nüfus Müdürlüğünce tanzim edilen, 28/05/2008 tarihli ve 14278 kayıt numaralı … seri numaralı sahte nüfus cüzdanının ele geçirildiği, nüfus cüzdanı üzerinde yapılan kriminal inceleme neticesinde, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından 04/08/2009 tarihinde düzenlenen rapora göre; nüfus cüzdanının sahte olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla; sanığın eylemlerinin resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve kredi kartı sözleşmesinde sahtecilik suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j maddesine göre dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla eylemin gerçekleştirilmesinin gerekeceği, … şirketinin her ne kadar suçun işlendiği 01.06.2007 tarihinde banka statüsünde değil ise de; kredi kurumu olduğu dikkate alındığında, TCK’nın 158/1-f maddesinde yazılı dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden, delillerin taktir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.