Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9674 E. 2014/3349 K. 24.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9674
KARAR NO : 2014/3349
KARAR TARİHİ : 24.02.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanığın, müdürü olduğu… Yapı Koop. ile katılanlar arasında Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen 2006/386 esas sayılı dava dosyasına sunulmak üzere sahte ibraname ve feragatname düzenlediği, bu belgeyi avukatı aracılığıyla mahkemeye ibraz ettiği, itiraz üzerine belgedeki imzaların katılanlara ait olmadığının anlaşıldığı olayda,
A- Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
B-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Sanığın müdürü olduğu kooperatif ile katılanlar arasında Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davada suça konu sahte ibraname ve feragatnamenin sanığın avukatı aracılığıyla mahkemeye ibraz edilmesi olayında belgenin tek aşına sonuç doğurmayacağı, tarafların ve mahkemenin denetimine açık olduğu gözetilmeden sanığın beraatı yerine, dolandırıcılık suçunun ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayini
2- Gerekçeli kararın başlık bölümünde 02/05/2007 olan suç tarihi yanlış gösterilerek 5271 sayılı CMK’nın 232. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/02/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.