Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/11659 E. 2013/14602 K. 02.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11659
KARAR NO : 2013/14602
KARAR TARİHİ : 02.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, karar verilmesine yer olmadığı kararı

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
1) Suça sürüklenen çocuğun katılan BOTAŞ’a ait radyoling istasyonuna girip, istasyonda telsiz sistemini besleyen çoklu kablo ile topraklama kablolarını kestiği anda istasyon bekçisi tarafından yakalandığı olayda, suça konu kablonun hırsızlık amacıyla zorunlu olarak kesilmesi suretiyle çalınmak istenen malın aynına zarar vermekten ibaret eylemin bir bütün halinde hırsızlık suçunu oluşturacağı, suça sürüklenen çocuk hakkında ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyet hükmü kurulamayacağı da gözetilip 5271 sayılı CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun
beraatına karar verilmesi yerine yazılı şekilde bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2) Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50/1-c maddesi gereğince uygulanan seçenek yaptırımın süresinin gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüte yol açılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.