Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/11834 E. 2013/12689 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11834
KARAR NO : 2013/12689
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1412 sayılı CMUK’un 305. maddesinin birinci bendinin Anayasa Mahkemesi’nin 23.7.2009 gün 2006/65 esas 2009/114 sayılı ilamı ile iptal edilmesi, bu kararın da, Resmi Gazete’de yayımlandığı 07/10/2009 tarihinden itibaren bir yıl sonra yürürlüğe girmesi, Kanun’un yürürlüğe girdiği 07/10/2010 tarihi ile 6217 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihleri arasında verilen bütün kararların temyize tabi olması, söz konusu hükmün, 11/11/2010 tarihinde verilmiş olması nedeniyle kesin nitelikte olmaması karşısında, tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ve suça sürüklenen çocuğun, köylerine ait koyunları otlatırken kasten katılanın yonca tarlasına hayvanları sokmak suretiyle yoncaya zarar vererek mala zarar verme suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık ve suça sürüklenen çocuğun, kendilerinden başka, köyde birçok sürü bulunduğunu, olay günü, bu sürülerin katılana ait yonca tarlasından geçtiğini, kendilerinin de o sırada tarlanın kenarından geçtiklerini, katılanın kendilerini gördüğünü, bu şekilde tarlaya
başkalarının zarar verdiğini belirtmeleri karşısında, öncelikle, söz konusu yerde başka koyun sürülerinin bulunup bulunmadığı, bu sürülerin katılana ait yonca tarlasına olay günü girip girmedikleri, girmişlerse ne şekilde zarar verdikleri hususlarının araştırılması, diğer hayvanları otlatan kişilerin de bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerinin alınması, yoncaya ne şekilde ve ne kadar zarar verildiğinin tespit edilmesi, katılan beyanına göre; İl Tarım Müdürlüğü’nün, olayın meydana geldiği yılın Ağustos ayında yoncanın miktarı ve durumuna ilişkin bir tespitinin bulunduğu belirtilmekle, ilgili idareden bu belgelerin istenmesi, zararın ne olduğu ile ilgili bir tespit yapılmış ise, bu tespitlerin dosya içerisine konulması, buna göre; katılanın ne kadar yoncasının bulunduğu, sanık ve suça sürüklenen çocuğun, yoncaya ne kadar zarar verdiği, bu kişiler dışında zarar verenlerin olup olmadığı, zararın miktarının ne olduğu hususlarının tespiti, ayrıca kasten hareket edip etmediklerinin de karar yerinde tartışılmasından sonra hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen hükme yönelik kabule göre de; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeden, kararda, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.