YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14137
KARAR NO : 2013/13195
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık hakkında hapis cezası uygulaması yapılması karşısında hükmün temyiz kabul olduğu kabul edilerek tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.Sanık ile katılanın bahçe komşusu oldukları katılanın iki bahçeyi birbirinden ayırmak için diktiği 9 adet direk ve tel örgünün sanık tarafından söküldüğü somut olayda mala zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nun 151/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik olarak öngörülmesine rağmen, sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte adli para cezasına hükmedilmesi karşısında bu cezalardan birini tercih ederek hüküm kurulması gerekirken her ikisininin birlikte seçilmesi, aynı yasanın 50/2. maddesine aykırı olarak hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına dönüştürülmesi suretiyle hükümde karışıklık yaratılarak CMK’nın 232. maddesine aykırı davaranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 12.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.