Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16702 E. 2021/5974 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16702
KARAR NO : 2021/5974
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; davacı … işletme şefliği tarafından geniş orman alanında fidan etrafında ot alma, çapa, diri örtü temizliği, kaymak kırma, sürgün kontrolü ve dikenli tel tamiratı gibi kültür bakım çalışması yapıldığı, davacı işletmede orman muhafaza memuru olarak görev yapan davalının da sorumlu olduğu orman bölmesinde yürütülen çalışmaların denetiminde yer aldığı görülmektedir. Her ne kadar, dosya kapsamından istihkak raporlarında çalışma yapıldığı belirtilen alan ile fiilen bakım çalışması yapılan alanın miktar olarak ve yapılan işin mahiyeti itibariyle örtüşmediği anlaşılmakta ise de davalının sorumlu olduğu orman bölmesinin genişliği, çalışma koşulları ve yapılan işin mahiyeti ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, hesaplanan tazminattan davalı yararına uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; hesaplanan zarardan %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 121/2. (B.K 104/son) maddesi gereğince faize faiz yürütülmesi mümkün değildir. 3095 sayılı Kanunun 3. maddesinde kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemeyeceği, bu konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin saklı olduğu belirtilmiş ise de somut uyuşmazlığın kaynağı haksız fiildir ve faize faiz yürütülmesi yasağı kapsamındadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; mahkemece hükme esas alınanan 21.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalı …’ün sorumlu olduğu tespit edilen tazminat asıl alacağına faiz işletilerek ana paraya eklendiği, bulunan sonuç rakam içerisindeki davalı payı tespit edilerek, bu miktar üzerinden de varsayımsal oranlarda hakkaniyet indirim yapılarak sonuç rakamlar bulunduğu, mahkemenin de bu raporu esas alarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Dairemiz bozma ilamında, hükmü temyiz eden davalı … lehine hakkaniyet indirimi sebepleri açıklanarak, hesaplanan tazminattan uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği belirtilmiştir. Haksız fiil tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43. maddesinde, “Hakim, hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şumulünün derecesini tayin eyler” düzenlemesi mevcuttur. Mahkemece yapılması gereken, davacının zararı olarak tespit edilen miktar yani ana para olarak belirlenen miktar üzerinden hakimce takdiren belirlenen oranda indirim yapılması gerekirken, bilirkişiden yeniden rapor alınarak tespit edilen ana para ve faiz toplamı üzerinden indirim yapılması usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine, 04/10/2021gününde oybirliğiyle karar verildi.