YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14778
KARAR NO : 2014/4026
KARAR TARİHİ : 05.03.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
… Camii Derneğinin lojmanında kiracı olarak oturmakta olan katılan-sanık …’ın kömürlük çatısının akması nedeniyle dernek başkan yardımcılığı yapan katılan-sanık … ile bu hususta tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, bu esnada … ve …’ın …’e hakaret edip döverek yaraladıkları, …’in ise …’e yönelik hakaret teşkil eden sözler sarf edip bıçakla yaraladığı, olayın yatışmasından sonra …’in evinin önüne gelen …, …, … ve …’ın taş atarak evin kapısını kırıp zarar verdikleri iddia olunan olayda;
1) Sanık … hakkında hakaret ve kasten yaralama suçundan, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanığın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin sanık … hakkında verilen karar bakımından itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için; sanıklar … ve … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından itiraz makamınca değerlendirme yapılıp itirazın reddine karar verildiğinden, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2) Sanıklar… ve … hakkında mala zarar verme suçundan verilen temyizin reddine ilişkin ek karara, sanık … hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde;
Sanık …’ın katılan-sanık …’a hitaben hakaret içeren sözler sarf ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmamakla, sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine karar verilmesinde; sanıklar … ve … bakımından ise temyiz isteminin reddine dair 13/03/2013 gün ve 2011/1280 E ve 2013/167 K sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar… ve …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, anılan ek karar ile sanık …’ın beraatına ilişkin hükmün ONANMASINA, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.