Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1565 E. 2014/15553 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1565
KARAR NO : 2014/15553
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık …’nın arkadaşı olan sanık …’ı, katılan … olarak tanıtıp sanık … ile tanıştırdığı, sanık … katılana ait olan evi katılana ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle ve ele geçirilemeyen … Nüfus Müdürlüğü’nden verilmiş gibi düzenlenen sahte nüfus cüzdanı ile kendisinin gibi göstererek satışı konusunda sanık … ile anlaştığı ve evin bedelinin bir kısmını kapora olarak istediği, sanık …’ın ise güvence olarak kapora bedeli karşılığı ilamsız icra takibi başlattığı, sanık …’nin katılan … kimliği ile icra dairesinde ödeme emrini tebliği ile borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğu ve sanık …’ın 35.000 TL. kaporayı sanıklar … ve … verdiği, sanık …’ın tapudaki devrin gerçekleşmemesi sebebiyle icra takibine devam ettiği ve kıymet takdiri için bilirkişinin katılanın evine gitmesi üzerine katılanın bu şekilde olaylardan haberdar olduğunun iddia edildiği olayda;
1-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı ile sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkeme kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık …’ın emlakçı olan tanık … … vasıtasıyla tanıştığı sanıklar … ve .. katılana ait sahte nüfus cüzdanını kullanarak 53.000 TL. karşılığında katılana ait evi satma konusunda sanık … ile anlaştıkları ve 35.000 TL. kaporayı aldıkları, sanık …’ın söz konusu evin katılan …’e ait olduğunu öğrenmesi üzerine başlattığı icra takibine son vererek sanık … hakkında icra takibine başladığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’ın savunmalarının aksini gösterir şekilde suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediği; sanık …’nin tamamen sahte olarak düzenlenmiş katılana ait Avcılar Nüfus Müdürlüğü’nden alınmış görünen nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, sanık, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkeme kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek …’a ait fotoğrafı tamamen sahte olan katılan …’e ait nüfus cüzdanına yapıştırarak sanık …’yi katılan gibi tanıttıkları, katılana ait evin satışı konusunda anlaşarak
kaparo miktarı kadar ilamsız icra takibini kabul ettikleri ve sahte imzalar ile katılan hakkında icra takibi yapılmasını sağladıkları, böylece sanıkların, sahte nüfus cüzdanı kullanmak suretiyle …’i ikna edip haksız menfaat temin ettiklerinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, suçun, nüfus idaresinin maddi varlığı olan nüfus cüzdanının kullanılması suretiyle işlendiği dikkate alınıp, eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d, maddesi kapsamında kamu kurumunun aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.