YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1643
KARAR NO : 2014/16953
KARAR TARİHİ : 22.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, galericilik yaptığı ve katılan tarafından satılmaları ve gerektiğinde kiraya verilerek kullanmaları için kendisine tevdi edilen üç adet aracı katılana iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği ve şahsi işinde kullanması için katılan tarafından emaneten verilen jeneratörü başka bir kişiye satmaya çalışarak güveni kötüye kullanma suçuna teşebbüs ettiği iddia edilen somut olayda;
1- Sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından katılan vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan tarafından ifade edilen ve yazılı sözleşmeye döküldüğü belirtilen hatta bu doğrultuda sanığa gerekli vekaletnamenin verilmesi de sağlanarak suça konu araçların hukuki sözleşme çerçevesinde sanığa teslim edildiği, verilen vekaletnameden suça konu araçların başkalarına satış ve devir yetkisinin de tanındığı, kiraya verme yetkisinin tanındığı, suça konu araçların satılamaması halinde katılana iadesi hususunda herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı, katılandan bu araçlar alınırken mukabil olarak … plakalı aracın verildiği, bu aracın katılanın abisi olan …’a ilişkin sözleşmenin dosyada mevcut olduğu, sanığın bu satımdan dolayı borcun ödenmemesi üzerine araçların teslim edilmediğini, araçlardan bir tanesinin üzerindeki borç nedeniyle Eskişehir’de haczedildiğini, bu hususun katılan tarafından da doğrulandığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında katılan ile sanık arasında hukuki uyuşmazlık bulunduğu, bu nedenle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.