YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/31137
KARAR NO : 2015/1389
KARAR TARİHİ : 27.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, taksirle yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suç tarihinde, sanığın … plakalı belediye otobüsünü sevk ve idare ettiği, tarfikte, … plakalı servis otobüsü sürücüsü olan katılan … ile tartışmaya başladığı, sonrasında sinirlenerek kullandığı otobüsü katılan …’in aracının üzerine sürdüğü ve hem katılan …’in aracına hem de …’in kullandığı aracın sağından geçmekte olan katılan … idaresindeki … plakalı servis aracına çarptığı, çarpma sonucu sanık …’nın yönetimindeki otobüs içinde yolcu olarak bulunan katılan …’in basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçların sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mala zarar verme ve taksirle yaralama suçlarından 5237 sayılı TCK’nın 151/1 ve 89/1. maddeleri uyarınca hükmolunan hapis cezalarının, maddelerde öngörülen seçimlik hürriyeti bağlayıcı ceza olduğu gözetilmeden adli para cezasına çevrilmesi suretiyle aynı kanunun 50/2. maddesine muhalefet edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Sanığın işlediği taksirle yaralama suçundan verilen hükümde, adli sicil kaydına göre kasıtlı suçlardan sabıkalı olan sanığın üzerine atılı suçu taksirle işlemiş olması nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alınmadan, sanık hakkında TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanması suretiyle aynı Kanunun 58/4. maddesine aykırı davranılması,
b-Sanığın işlediği mala zarar verme suçundan verilen hükümde, sanığın adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan mahkumiyetin, kesin hüküm niteliğinde olduğu ve CMUK’nın 305/2. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanığın mükerrir sayılarak cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı Kanunun verdiği yetkiye istinaden taksirle yaralama suçundan kurulan hükümdeki tekerrüre ilişkin tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılması, mala zarar verme suçundan kurulan hükümdeki, sanık hakkında TCK’nın 58/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılarak yerine …Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/838 E. – 2008/223 K. sayılı ilamı ile mükerrir olan sanık hakkında hükmedilen cezanın TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi gözetilerek 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca şartlı salıverilmeye eklenecek sürenin, yanılgılı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağının belirtilmesi, 27.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.