YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3417
KARAR NO : 2014/14399
KARAR TARİHİ : 10.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’in, … ili … Mahallesi’nde bulunan 4 katlı apartmanda sanık …’a ait olan satılık adet daireyi almak için tanık olarak beyanları alınan emlakçılar … ve … … isimli şahıslara müracaat ettiği, tanıkların sanığa haber vererek hep birlikte satılık olan dairenin yanına gidildiği, sanığın dışardan gösterdiği evin, katılanın oğlu ve gelini tarafından beğenildiği, buna göre anlaşmanın yapılarak, dairenin karşılığının ödendiği ve tapudaki devir işlemlerinin yapıldığı, fakat, akabinde katılanın yaptığı araştırma sonucunda, sanık tarafından dışarıdan gösterilen 1. katta yer alan evin sanığa ait olmadığı, satılan evin zemin katta olduğunun anlaşıldığı, sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; müşteki ve sanık ifadeleri, tanıklar ifadeleri ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın söz konusu dairenin satımı konusunda aktif rolü olmadığı, emlakçılara yahut alıcı tarafa dairenin gösterimi konusunda herhangi bir fiilinin bulunmadığı, dairenin katılanın oğlu ile gelinine gösterilmesi esnasında olay yerinde olmadığı, sadece tapuda satış işlemlerinde imza için bulunduğu, böylelikle hileli hareket sonucu katılanı aldatması ve kendisine menfaat sağlamasının söz konusu olmadığı anlaşıldığından bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma; sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.