YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3669
KARAR NO : 2014/20480
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Katılanın muhasebe müdürü olarak çalıştığı…..Tekstil isimli firmadan ikinci kalite tekstil malzemesi alan sanığın ödemeyi suça konu …./ …. Şubesine ait 21.02.2007 keşide tarihli, 2.800,00 TL bedelindeki keşidecisi … olarak görünen çek ile yaptığı, çekin bankaya ibrazında çalıntı olması nedeni ile ödeme yapılmadığı somut olayda; sanığın savunmasında tanık olarak dinlenen ve Ankara’da işyeri olan …’a sürekli mal sattığını, tanığın kendisine otobüs ile suça konu çeki gönderdiğini söyleyip telefon numarasını vermesine rağmen, aralarındaki ticari ilişkiyi ispat edecek herhangi bir belge ibraz edememesi, tanık …’ın ise sanığı Denizli’de mal satın aldığı ……’nun yanında gördüğünü, Nevşehir’de yaşadığını ve pazarlarda tekstil ürünleri sattığını beyan etmesi, suça konu çekin incelenmesinde tanık…’ın cirosunun bulunmaması, yapılan kriminal incelemede çekteki imza ve yazıların tanık …’a ait olmadığının bildirilmesi, çek hesabı sahibi tanık …’ın aracından suça konu çekin çalındığına dair müracaat evraklarının dosya içerisine alınması karşısında çekteki kendisine ait cirodan başka yazı ve imzaların sanığa ait olmadığı tespit edilse bile; çeki kimden aldığını ispat edememesi, kendisinden önceki cirantaları tanımadığını beyan etmesi ve bu hali ile sahte olarak düzenlenen çeki suçta kullanarak menfaat temin etmesi nedeni ile resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında nitelikli doladırıcılık suçuna ilişkin olarak belirlenen adli para cezasından TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılırken 233 gün yerine 133 güne hükmedilip neticeden 4.660,00 TL yerine 2.660,00 TL adli para cezana karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.